Elif Öner’in Kişisel Sergisiyle Eski Eşyaların Kimliğine Bir Yolculuk

Elif Öner-Hikayenin Yarısını Siz Zaten Biliyorsunuz

Elif Öner-Hikayenin Yarısını Siz Zaten Biliyorsunuz

İletişim teorileri ve yeni medya üzerine fazlasıyla ders dinleyip tartıştıktan sonra ne zamandır aklımda olan Elif Öner‘in .artSümer‘deki “Hikayenin yarısını siz zaten biliyorsunuz” isimli kişisel sergisini ziyaret etmeye karar verdim. İyi ki de ziyaret etmişim. Sergide günümüzün hızlı tüketim dünyasının bir eleştirisi yatıyordu. Tüketim kültürünün acımasız döngüsü olan nesnelerin insanlara kimlik ve dünya inşaa etmesi durumunun tersin insanların bir ruh kattığı nesneler konu ediliyordu. Gördüğünüz her fotoğrafın, izlediğiniz her kare görüntünün, kimliklerin ve resim arkası yazılarının inkar edilemez gerçeklikte bir ruhu vardı. Dışarıda nisan ayı olmasına karşın var olan soğuk, kapalı ve yağmurlu hava benim galerideki eserlere tüm dikkatimle odaklanabilmem için itici bir güçtü.

Sergiye konu olan eserler ise eski eşyaların fotoğrafları. İstanbul’un tarihsel ve karakteristik yanını temsil eden hayatları barındıran eskicilerden  satın alınan eşyalar size nesnelerle alternatif duygusal bağlar kurabilme fırsatı tanıyor. Çukurcuma’daki eskiciler ise sizin bir zaman tüneline girmenizi sağlayacak anahtarı ellerinde tutuyorlar, İstanbul’un romantizmiyle veya nostaljiyle doğrudan ilgileri olmasa da bu duygudan beslenenlere aracı bir konumdalar. Bu kişilerin ağzından da bir kaç cümle -hatta kimi eskicilerin düğme koleksiyonu dahi olduğunu- duyuyorsunuz tabi. Bu yalın cümleler aynı zamanda gündelik hayatın fikirsel bir özeti niteliğinde. Özetle bir kaç tanesi;

“Çalışmanın saati var, uyumanın saati var. Artık dükkanlar sabah kadar açık, sabaha kadar uyuyamadım.”

“Hızlı tüketim-üretim, herşey plastik, herşey Çin malı”

“Buraya her türlü insan gelir…10 Lira’ya da malzeme var 5000 Lira’ya da.”

“Bir yakadan diğerine çalışmaya gidenler topluca psikiyatriste götürülmeli”

Bir eskicinin eşi “Bazılarını seviyorum, bazıları çok toz topluyor.”

Sergideki eserler, anıların nesneler aracılığı ile keyfi olarak nasıl yeni tanımlar kazandığını anlayabilmemiz için gerçekten önemli ipuçları sunuyor. Ayrıca göreceğiniz sergide kimlikler de eski İstanbul’un gündelik yaşantısını ve kültürel ortamını gözler önüne seriyor.

Elif Öner kimdir diye merak ediyorsanız:

1980 yılında İstanbul’da doğdu, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Weissensee Kunsthochschul’da eğitim gördü. Borusan Sanat Merkezi’nde iki yıl sanatçı residence programına katıldı. Histeri(Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi, 2012), Durumun Sorgulanması (Borusan Müzik Evi, 2011), Türk Lokumu Türk Video Sanatçıları Seçkisi (Paris,2009) ve daha birçok sergiye dahil oldu. İstanbuş’da yaşıyor ve çalışıyor.

.artSümer nerede diyorsanız: Kemankeş mah. Mumhane cad. Laroz han no:67 Karaköy 34425 İstanbul

Kim yazdı bunu?

Oğuz Kuş

Dijital bellek tutucu.

Dadatart'ı takip etmeyi bırakmanı istemeyiz.

En yaratıcı sanat eserlerinden ve yeni açılan sergilerden hemen haberdar ol!

Mail kutuna bültenler gönderebiliriz.
veya
Haber akışına renk katmak için Facebook'ta takip et.